enzimler
Büyüt
İnsan gliyoksalaz I enzimi. Enzimin tepkimesini katalizlemek için gerekli olan iki çinko iyonu mor küreler olarak gösterilmiştir. S-heksilglutatyon adlı bir enzim inhibitörü, uzay dolduran model olarak iki aktif merkez içinde yer almaktadır. 

Enzimler

Biyokimyasal reaksiyonları katalizleyen, protein yapısındaki katalizör maddelerdir. Ferment olarak da bilinirler. Enzimler, canlı hücrelerce genlerin kontrolünde meydana getirilirler. Enzimlerin yokluğunda, birçok canlının hayati açıdan önemli olan reaksiyonlar, bazen hızı ölçülemeyecek kadar yavaş seyreder. Enzimlerin varlığı, reaksiyonların hızını milyarlarca kere arttırabilir. Enzimler reaksiyonların dengesini bozmaz. Sadece hızına tesir eder. Yaşayan her canlı hücre, bağımsız olsun veya bir dokunun parçası olsun, varlığı ve üremesi için gerekli yüzlerce çeşit enzim ihtiva eder. Bazı enzimler hücre içindeki alt yapılarda üretilip, hücre içinde vazife görürken, bazıları da hücreden vücut sıvılarına salgılanırlarenzimler

Her enzim çok özel kimyasal reaksiyonları katalizlemek üzere vücuttaki hücreler tarafından yapılmaktadır. Enzimlerin hormon denilen biyokimyasal maddelerce kontrolü ve kendilerine verilen bu çok özel görevler organizmanın işleyişinde birinci sırada önemi bulunmaktadır.

Enzimlerin Tarihi

Enzimler ilk olarak 19. yüzyılın başlarında, Fransız ve Alman kimyacılar tarafından tanımlanmıştır. Bu araştırmacılar daha çok şekerin mayalanması üzerinde çalışmışlardır. 1860’ta Pasteur mayalanmanın maya hücresi tarafından yapıldığını ileri sürdü. Enzimlerin protein tabiatında olduğu 1930’larda gösterildi. Daha sonraları çeşitli enzimler kristal şeklinde elde edilip tanımlandı. 1960’larda enzimlerin yapıları, amino asit dizileri tayin edilmeye başlandı. Biyokimyasal genetik alanındaki araştırmaların çoğu enzimlerin yapımı ve genetik kontrolünü incelemektedir.

Enzimlerin Yapısı

Enzimler büyük proteinlerdir. Bu protein zincirleri çeşitli bükülme ve düğümlenmeler yaparak vazife görebilecekleri şekillere girerler. Meydana gelen üç buutlu karışık yapı, çok hassastır. Zincirin hiçbir kimyasal bağı rastgele değildir. Bir enzimin bu özel yapısı (düğümlü ve kıvrımlı) kuvvetli asit ve alkalitlerle, sıcakla bozulabilir. 55 o C’nin üzerinde enzimler, genellikle çalışamazlar (yani bu sıcaklıkların üzerinde pıhtılaşarak hayatiyetlerini kaybederler). Yapının bozulması ile protein çözülür ve enzim vazife görme kabiliyetini kaybeder.

Enzimin karmaşık yapısı üzerinde anahtar bölgeler mevcuttur. Bu bölgelere aktif vazife gören bölge denir. Enzimin reaksiyona soktuğu maddeye, substrat denir. Katalizin meydana gelmesi için, substratın anahtar bölgeye uyan kısmının buraya yerleşmesi gerekir. Bu yerleşme için substrat molekülü ve anahtar bölge arasında molekül seviyesinde adeta bir kilit ve anahtar gibi uyum şarttır. Bu uyumun sağlanmasında moleküllerin elektrostatik yükleri, suda çözünebilme özellikleri önemlidir. Enzimler tek bir protein zincirinden veya bir kaç zincirin birleşmesinden meydana gelir. Enzimler protein olmakla birlikte birçoğu protein olmayan, fakat kataliz için gerekli yapıları ihtiva ederler. Bu durumda enzimin protein kısmına apoenzim, diğer kısmına ise koenzim denir. Koenzim; bazen demir, bakır, mağnezyum, çinko gibi bir metal iyonu, bazen da amino asit olmayan organik bir maddedir. Organik koenzimler olarak bilinen maddeler, yapılarında vitaminleri veya mikroorganizmalar için büyüme faktörü olan maddeleri ihtiva ederler. NAD,FAD ve bazı Bvitamini kompleksleri böyledir. Enzimlerin yaptığı işin en önemli hususiyeti çok özel olmasıdır. Bunu enzim proteininin sahip olduğu zincirin bükülme, düğümlenmelerinden meydana gelen üç buutlu yapısı sağlar. Burada özel kelimesi ile kast edilen enzimin sadece tek bir kimyasal reaksiyonu katalizlemek üzere yapılmış olmasıdır. Yani her enzim türü belli bir reaksiyonu yönetir. Enzimlerin bu hallerine "spesifik özellik" denir.

Enzim ve substrat arasındaki bu hassas ilişkinin sağlanması için, enzimin substratını, benzer yapıdaki diğer maddeler arasından seçebilme kabiliyetinin olması gerekir. Yani enzimler kendi substratlarını çok iyi tanırlar ve bu tanıma işi oldukça hassastır. Mesela aynı özellikteki bir bağı parçalayan birden fazla enzim bağı meydana getiren amino asit moleküllerini tanıyarak vazife görürler. Yine pankreasta yapılan tripsin enzimi sadece arginin veya lizin amino asidinin yaptığı bağları yıkar. Pankreasta yapılan kimotripsin ise, tripsinin etki ettiği yere etki etmez. Fakat fenilalanin gibi suda çözünmeyen amino asit birimlerine karşı etkilidir. Demek ki vücutta her vazife için ayrı bir enzim yapan hassas bir düzen mevcuttur. Enzimler karbon atomlarının üç buutlu yerleşim şekillerini bile ayırt ederler. Bu aşırı seçicilik enzim ve substrat arasındaki çeşitli bağlar sayesinde meydana gelir. Enzimdeki bağların meydana getirdiği karışık yapı enzime ayrı bir hassasiyet sağlar.

Enzimler genellikle üzerine etki ettiği maddenin isminin sonuna-ase (az) getirilerek adlandırılır. Mesela; Sukroz’a etki eden enzimin adı sukrase (sukraz)’dır. Enzimler çoğunlukla renksizdir. Ama sarı, yeşil, mavi ve kırmızı olabilirler. Enzimlerin çoğu suda çözülebilir ama bazıları yağlı proteinlerle bağlı olduklarından çözünmezler. Bazı enzimlerin katalitik kabiliyeti çok üstündür. Mesela sığır karaciğerinden elde edilen ve demir taşıyan bir kataloz enzimi molekülü, 5.000.000 hidrojen peroksit molekülünü 0 o C’de ve bir dakikada bileşenlerine ayırır. Kataloz enzimi yan ürün olarak çıkan hidrojen peroksiti yok ederek hücreyi korur. Çoğu enzimler basit olarak hücrenin stoplazmasına dağılmışlardır. Diğer enzimler ise belli hücre yapılarına sıkıca yapışıktır, elde edilmeleri zordur.

Enzim Faaliyetleri

Enzimlerin faaliyeti çeşitli yollardan kontrol edilir. Bazı mekanizmalar enzim yapımını kontrol eden genler vasıtasıyla, bazıları da katalitik reaksiyonu etkileyerek olur.

Enzimin faaliyetindeki temel nokta, enzim ve substrat arasındaki özel bağlanmadır. Enzimin anahtar bölgesine başka maddeler de bağlanıp substratla yarışa girebilirler. Bu tip yabancı maddelerde enzimin faaliyetini sağlayan bağlar yoktur. Böylece enzimlerin faaliyetini engeller. Bu tip engellemeye "kompetitif inhibisyon" denir ve mevcut substratın miktarını arttırarak önlenebilir. Enzimin faaliyetini engelleyen diğer bazı maddeler ise substrat miktarını arttırmak ile önlenemeyen bir engelleme yaparlar. Buna "nonkompetitif inhibisyon" denir. Aktivatör denilen bazı kimyasal maddeler enzimlerin faaliyetlerini arttırırlar. Bu maddeler enzim üzerindeki engelleyici bir maddenin (mesela bakır, civa, kurşun gibi bazı ağır metallerin)yerini değiştirerek vazife görürler.

Enzim faaliyetinin bilhassa hücre içindeki enzim sistemlerindeki kontrolünün özel bir önemi vardır. Allosterik etkileyiciler olarak bilinen bazı maddeler birden fazla zincirden meydana gelen enzimlerin yapılarını değiştirerek etki ederler. Bunlar bazen bir metabolik yolda subap vazifesi görerek üretilen madde miktarını kontrol ederler. Vücuttaki metabolik sistemlerde bunun çok örneği görülebilir. İzah edilecek olursa, hücre içinde belli bir maddenin yapımı için gerekli birçok olayları ihtiva eden metabolik yollar mevcuttur. Bu yollarda çeşitli ara ürünler yapılır. Hücreler ihtiyacı olan maddeleri gerektiği kadar sentezleyen ekonomik birimler olduğu için, metabolik yollarda bu kaideye uyar. Metabolik yoldaki son ürünün miktarı ara ürünler tarafından devamlı kontrol edilirler. Ürün yeterli ise ara ürünler enzimi engelliyerek yapımı durdururlar.

Enzimlerin faaliyetini arttırmak veya baskılamak mümkündür. Enzim kontrolündeki yollardan birisi olan bu özellik enzimlerin sadece ihtiyaç olduğu zaman yapılmalarını mümkün kılar.

Enzimlerin Çeşitleri

Enzimler etkilerine göre başlıca üç gruba ayrılırlar;

Hidrolazlar:
Hidroliz yapan enzimlerdir. Su almak veya su vermek suretiyle muhtelif bağları parçalar veya sentez eder. (Karbonhidrozlar, esterazlar, proteazlar).

Dehihidrogenazlar:
Bileşiklerden hidrojen ayıran enzimlerdir.

Desmolazlar:
Bileşiklerinde iki karbon atomu arasındaki bağı parçalar.

İlgili olabilecek başlıklar

Enzim nedir?
Enzimbilim nedir?

--Reklam--